• Para Birimi
  • header-logo2.png


    yokuş başına geldiğinde
    Bodrum’u göreceksin
    sanma ki sen
    geldiğin gibi gideceksin
    senden öncekiler de böyleydiler...
    akillarini hep Bodrum’da bırakıp gittiler...

    Cevat Şakir KABAAĞAÇLI


    Bodrum sadece deniz, güneş ve renkli gecelerden ibaret değildir. Toplumların binlerce yıl boyunca yerleşik olarak yaşadıkları Bodrum, günümüzde gösterdiğinden daha zengin bir geçmişe sahiptir. Birçok büyük uygarlığın ve tarihsel olayın merkezinde ya da yakınında rol alması sebebiyle de tarih araştırmalarında da hep özel bir yeri olmuştur.

    Bodrum hakkındaki tüm bilgileri tek bir kaynaktan edinmek ve özetleyerek aktarmak çok zordur. Ancak M.Ö.5.yy’da yaşamış, Halikarnas doğumlu ve ‘tarihin babası’ olarak anılan Heredot’dan günümüze kalan bilgiler geçmişe ışık tutmaktadır.

    “Başka yerde nur içinde yatılacağına burada nur yaşanır” diyen, Halikarnas Balıkçısı olarak bilinen Cevat Şakir Kabaağaçlı’yı anlamak için kelimeler yetersiz kalır. Bodrum, yaşandıkça bir parçanız haline gelmesiyle nam salmıştır. Öyle ki, Homeros'un 'Ebedi mavilikler ülkesi' dediği Bodrum, önceki adıyla Halikarnassos, tarih boyunca paylaşılamayan ve uğrunda hep mücadele edilen bir yer olmuştur.

    Doğu ve Batı limanlarının birleşmesinden meydana gelen yarımada üzerinde yükselen kalesi ve kıyılarına dizilmiş, duvarlarında begonvillerin menevişlendiği bembeyaz evleri, kümbetleri, denize inen daracık sokakları, namı ülke dışına çıkmış ahşap yatları ve tersaneleriyle gözde bir beldedir.

    "Türkiye'nin hiçbir tatil beldesi Bodrum kadar kadar farklı ve sıra dışı bir imaja sahip değildir. Herkes farklı anlatır Bodrum’u, herkesin Bodrum’u kendinedir. "Eskiden evler, savaş ve savunma için yüksek yamaçlara kondurulurdu. Bunlara ev değil "kule" denirdi. Ama deniz özlemiyle, maviye imrenişten ötürü yerlerinde duramayarak, çam kokan nalınlarıyla, tıngır mıngır yokuş aşağı seğirtmişler; iki koyun gıcır gıcır çakılları boyunca dizilmişler. Arkada kalanlar ayak uçlarına kalkarak kız kardeşlerinin omuzları üzerinden denize bakakalmışlar. Kimi cesur evler de denize dalıp kayık olmuşlar ve dalgalar üzerinde oynaya güle, karadaki pısırık kız kardeşleriyle alay etmişler. İşte bundan dolayı kayıklarla evlerin, bir de mandalin bahçelerinin sıkı fıkı akrabalığı vardır. Denizde gidip gelmekten usanan kayıklar ya ev ya da mandalin bahçesi olurlar." Mesela bu, Halikarnas Balıkçısı’nın Bodrum’u… “Kasabalı insanlar, beyaz badanalı evler, dükkanlar, denizinin her hali, beyaz köpüklü dalgalar, sersemletici rüzgâr, körleştiren parlak güneş, kale, tatilciler, deniz havluları, hasır şapkalar, sıcak, koylar, yeniden deniz, biraz daha rüzgar, güneş, dar sokaklar, pembe çiçekler, tekneler ve yine deniz...” Bunlar da ünlü romancı Selim İleri’nin Bodrum’unun olmazsa olmazları…



    Halikarnas Balıkçısı’nın ve onun Bodrum'a sevdalandırdığı aydınlarımızın Bodrum'u mesken tutup yılın büyük bölümünü ya da tümünü Bodrum’da geçiren sanatçı ve aydınlarımızın da bu ünde büyük payları vardır. Selim İleri'nin, Vedat Türkali'nin ve daha nice yazarımızın romanları, hikayeleri vardır Bodrum'da geçen. Mazhar-Fuat-Özkan nasıl anlatacağını, nereden başlayacağını bilemez konu Bodrum olunca. Ünü gittikçe artan, ünü arttıkça kalabalığı da artan Bodrum'da bir şairimize, yazarımıza ya da ressamımıza rastlarsınız mutlaka bir yerlerde. Edebiyat öğretmeninizden, çocukluk arkadaşınıza kadar uzanır bu karşılaşmalar. Tesadüf sanırsınız, oysa değildir, herkesin yolu geçer Bodrum’dan… Bodrum kavuşmadır…

    Sadece bireyler değildir elbette Bodrum’u bu kadar ünlü kılan…  Bodrum'un denize sevdalı süngercileri, dalgalara sevdalı kaptanları, balıkçıları, beyaz badanalı, mavi panjurlu evleri, evlerin duvarlarına tırmanmış fuşya begonvilleri, çevresindeki pırıl pırıl koyları ve en çok da gün doğumuna doğru uzayıp giden geceleridir Bodrum'u Bodrum yapan. 

    Salı günleri kurulan, giysi, kumaş ve hediyelik eşya pazarı kadar, Perşembe ve Cuma günleri kurulan meyve-sebze pazarı da yerli yabancı herkesin ilgisini çekmektedir.

    Günümüzde Bodrum, yalnızca bir tatil yöresinden beklenen tüm unsurları bünyesinde toplamakla kalmamış, kültür, sağlık ve sosyal  alanlarda da tüm gereksinimlerin karşılanabildiği, yaz-kış yaşanabilecek önemli bir ilçe haline gelmiştir.